Interstellar -Yıldızlararası- Türkçe izle

Çok fazla sayıda bilimkurgu ve fantastik filmlere tanık olmuş birisi olarak Interstellar izledikten sonraki ruh halimi daha önce hiçbir filmde yaşamadığımı özellikle belirtmek istiyorum. Özellikle baba ile kızı arasında gelişen duygusal anlar resmen gözyaşı dökme sebebiydi diyebilirim. Yıldızlararası izlemiş olmak bile beni başlı başına şanslı bir insan yapıyor da diyebilirim ve bu film benim için tam anlamıyla bir başyapıttır! Aşağı tarafta bazı izleyicilerin film hakkında kendi yaptıkları yorumlarını göreceksiniz. Benim anlamadığım olay Cooper, Gargantua’nın tekilliğine çekilip 4. zaman boyutunda geçmişe ve şimdi ki zamana müdahale ediyorsa bu sonsuz sayıda Cooper olduğu anlamına mı geliyor? Yani her Cooper o yolculuğu yapıp 4. boyuta gelip bir sonraki Cooper’ı uyarmaya çalışacak yani burada kısır döngü söz konusu ayrıca Murph, Dr. Brand’in, Edmulson’un gezegenine iniş yaptığını nereden biliyordu? Dr. Brand kaçış kapsülüyle gemiden ayrılınca Gargantua’nın çekim kuvvetinden nasıl kurtulup Edmulson’un gezegenine iniş yapabildi? Cooper olay ufkundan tekilliğe doğru çekilirken gemi dahil nasıl tek parça girebildi, asla parçalanmadı? Tekillikte ki 4. zaman boyutu diye anılan Tesseract’ı Murph’ün anıları diye kim ne için dizayn etti ve sonra neden Tesseract kendini imha etti? Cooper’ı solucan deliğinden geçirip Satürn’ün çevresine koyan kimdi? Kurtarma ekibi gelene kadar o uzay boşluğunda nasıl hayatta kaldı? Miller’ın su gezegeninde yerçekimi dev dalgaları oluşturuyorsa insanlar nasıl rahat yürüyebiliyorlar? Bu gezegenin derin tabanı yok muydu? Gargantua’nın yörüngesinde ki bir gezegende nasıl normal gündüz ışığı olur? Normalde yığılma diskinde ki ısınan gazlar nedeniyle gezegenlerin atmosferi aşırı yoğun parlak olur ışığın parlaklığından önünü dahi göremezdin. Ayrıca Dr. Mann’in gezegeninde ki bulutlar onca ısıya rağmen nasıl donmuş? Kafada çok soru işareti bırakıyor film bu açıdan mantık hataları bolca mevcut.

Son yıllarda izleyip en çok etkilendiğim film Interstellar oldu diyebilirim. Fizik olarak çok bilgili olamadığımdan aklımda karadelik, yerçekimi, zaman bükülmesi hakkında soru işareti kalmadı ve gayet güzel işlendi diye düşünüyorum . Tek soru işaretim ki anlayanlar yorumlarsa çok sevinirim; filmin sonunda kızının kendisini engellemesi için uğraştığını görüyoruz. Peki, filmin başında kızına NASA’nın koordinatlarını veren de kendisi olmuyor mu? Christopher Nolan‘ı bir sinemasever olarak alkışlıyorum, söylenecek bir şey yok! Nolan sinemasının en iyi yaptığı iş olan yüksek performans gösteren yıldız odaklı kadro, dinamik işleyiş, büyük bütçeli bir prodüksiyonun hakkını veren görseller, bol duygusal kareler ve insanlığı yücelten mesajlar. Aslında her seferinde farklı bir hikayeyi görsek de aslında hepsi aynı dinamiklerin ve aynı içi boş görüşlerin tekrarından başka bir şey değil. Başarılı olmak ya da yüksek para kazanmak için devamlı sömürü yapmak ve aynı şeyi defalarca İnsanlara sunmak ikiyüzlülükten başka nedir diye düşünmeden edemiyorum. Belki bu kadar ağdalı bir anlatım olmasa ya da İnsanlar tarafından bu kadar abartılmasa iyi çekilmiş, iyi oynanmış bir gişe filmi diye geçebilirdim. Son olarak da her önemli anda Amerikan bayrağının gözümüze sokulması midemi bulandırmadı değil. Senaryosu, görselliği, oyunculukları, müthiş efektleriyle muazzam bir başyapıt. Matthew McConaughey, Anne Hathaway ve Michael Caine önderliğinde süper ötesi bir film, Yıldızlararası. Cooper’ a hayran kalmamak elde değil. Kızı da bir o kadar muhteşemdi. Son sahnesi çok duygulandırdı. Bir mühendis olarak gerçekten gurur duydum mesleğimle. Şiddetle tavsiye edilir. Siz de izleyin ve ne kadar iyi olduğu görün. Filmin bilimkurgu olduğunun farkındayım, gerçeklik arayarak filmi izlemek hata olur, ama Nolan’ın ne filmlerini izledim günlük hayatta kolay-kolay başımıza gelmeyecek ama hiçbirinde “yok artık!” ya da ne bileyim “gerçeklikle hiç örtüşmüş mü o ya!” tarzında bir tepki vermedim. Çünkü bir şekilde olayları kurgunun içine yedirmesini bilen harika biri ama bu filmini gerçekten beğenmedim. Daha doğrusu beğenmediğim kısım asıl filmin sonu. Dev dalgalardan ekip arkadaşını kaybeden kahramanlarımızın uzayın o güzel karanlığında kaybolmamaları inandırıcı gelmedi. Bu durumu yine en güzel Nolan anlatıyor “Siz sırrı bilmek değil, kandırılmak istiyorsunuz. Henüz alkışlamazsınız, çünkü bir şeyi yok etmek yeterli değildir. Onu geri getirmeniz gerekir. İşte bu yüzden her sihirbazlık numarasında üçüncü bir perde bulunur. İçlerinde en zorlusu. Bizlerin deyişiyle “Prestij”. Bu filmdeki biraz dram eksikliği prestijle eş değerdi benim için.